KİM ÖZÜRLÜ

Biliyoruz ki özürlülük çeşitlidir ve çeşitlerine göre de herkes farklı tanımlar yapar. Ben burada yeniden aynı tanımları yapıp vaktinizi almayacağım. İsterseniz birde benim ÖZÜRLÜM kimmiş ona bakalım.
Benim bir özürlüm var; ilkokul mezunu, 8 çocuk babası, çalışmayı pek sevmeyen, yan gelip yatan, konuşmaya geldi mi ülkeyi oturduğu yerden kurtaran, sadece kendi düşüncelerini önemseyen, en doğrusunu kendisi bilen, kibirli, kıskanç, sorumsuz bir...
Benim özürlüm: oturduğu koltuktan kalkmasını bilmeyen, karşısındakileri küçük gören, kendini dev aynasında gören, akşama kadar göbeğini kaşıyan burnunu karıştıran, hep başkalarında hata bulan ve kindar bir...
Benim özürlüm: kaldırımda yürümeyi bilmeyen, bütün yolların kendisine ait olduğunu sanan, direksiyon başına geçince kimsenin hakkına saygı göstermeyen, arabadan dışarı çöp atan, insanlara küfür yağdırmayı marifet sanan, parasıyla her şeyi satın alacağını sanan, bir şey olmadığı halde kendini bir şey sanan, saygısız bir...
Benim özürlüm: özür dilemeyi bilmeyen, hayatında hiç lütfen kelimesini kullanmamış, bir gün öleceğinin farkında olmayan, hırslarına yenik düşen, her şeyin merkezine kendini koyan, sahtekarlığın bin bir türlüsünü bilen, iki yüzlü, kolay terk edebilen, merhamet duygusundan yoksun, çıkarcı bir...
Benim özürlüm: nerde ne amaçla bulunduğunu bilmeyen, bulunduğu pozisyonun hakkını veremeyen, sallabaşı al maaşı haksızlığını uygulayan, hizmet üretmeyen, tek bildiği bugün git yarın gel olan, amirleri karşısında elpençe vatandaş karşısında aslanpençe olan, bir tek evrakı vali edasıyla düzenleyen, tuhaf, garip, amaçsız öylesine bu dünyada yaşayan bir...
Benim özürlüm: sözünde durmayan, başkalarının derdini bilmeden en büyüğü kendi derdinin olduğunu düşünen, kırmızıya sarı dedi mi kesinlikle fikrini değişmeyen, bol bol ahkam kesip sonra atından kalkamayan, devleti dolandırmanın banka hortumlamanın yollarını iyi bilen, bu tür ahlaksızlıklara göz yuman, bu vatan için öleceğini söyleyip sonra kazık atan, hep cebini doldurmaya çalışan fakat bir türlü öbür dünyaya bunları taşıyamayacağının farkına varamayan, çevresindekilere sürekli sen benim kim olduğumu biliyor musun diye bağırıp çağıran, sosyal ahlaktan bi haber, asalaklar kadar gereksiz olan bir...
Son olarak benim özürlüm: eli ayağı kolu olup, ağzı dili gözü olup beyni aklı olup ısrarla yukarıdaki gibi davranmaya devam edendir. Her şeyi bilinçli olarak kendi iradesi dahilinde yapandır.
...ve benim özürlüm Tanrının Meleklerinden çok farklı. Sizce kendi iradesi dışında elini kolunu bacağını kullanamayan, göremeyen, duymayan, konuşamayan ve Tanrı tarafından annelere hediye edilen Tanrının Melekleri mi özürlü yoksa yukarıdaki gibi davranmaya devam edenler mi?


Not: özürlülük dersinde hocamızın sizin özürlünüz nasıl biri kaleme alın dediğinde kafamda oluşanlar bunlardı.

TANRI SENİ SEÇTİ ANNECİĞİM

Hepimiz biliyoruz ki engelli çocuğa sahip anne-babaların zihinlerini en çok meşgul eden sorulardan biri "bizden sonra çocuğumuz ne olacaktır?" Özellikle anneler bu soruyu sormaktan kendilerini alamazlar bazen de bunu hiç düşünmek istemezler. Çünkü zaten bir şok yaşayan aile bu sorunun cevabını kolay kolay bulamaz ve düşündükçe iyice dibe sürüklendiğini hisseder. Bu sorunun cevabı uzun bir zaman diliminde ve sabrettikçe netleşmeye başlar, kısa sürede bu sorunun cevabını bulmak isteyen aileler ise özel eğitimin yanında sosyal rehabilitasyon programları uygulayan kuruluşları seçmelidir.
Özel eğitimin yanında sosyal rehabilitasyon programlarının uygulanması şart olurken bu yazıda Tanrı Meleği bir çocuktan annesine yazmış olduğu bir mektup okuyacağız. Bu Tanrı Meleği bir mucize sonucu annesine mektup yazma fırsatı bulsaydı sizce neler yazardı? Bence bunları yazardı...
Canım Anneciğim benim... Seni Çok Seviyorum...
Neden hep dalıp dalıp gidiyorsun, neden bana hep üzgün üzgün bakıyorsun, neden hep aynı soruları tekrarlıyorsun, neden kendini suçlamaktan vazgeçmiyorsun, neden hep kızgınlık duyuyorsun...
Halbuki ben meleklere: "beni bu halde dünyaya gönderirseniz ben orda ne yaparım diye sorduğumda: "korkma dediler, orda senin annen olacak, biz senin için en iyisini seçtik, sana o bizden daha iyi bakacaktır, sana birçok şeyi o öğretecektir ama unutma ki senin de ona öğreteceğin birçok şey var, o sana öğretecek sen ona öğreteceksin ve bir gün kendi kendine yaşayabileceksin" dediler.
Hadi anneciğim başlayalım çalışmaya, öncelikle ben sana ceza olarak değil ödül olarak gönderildim, ben senin ödülünüm bunun farkına varmalısın ve anneciğim bu ödülde suçlu aramana gerek yok bir an önce nedenler üzerinde durmaktan vazgeçip sonuçlar üzerinde yoğunlaşmaya başlamalısın.
Benden utanma, insanların bakışlarına aldırma, beni gittiğin her yere götür, eğer kendi kendime yeterli hale gelmemi istiyorsan sakın anlamadığımı düşünme beni konsere, tiyatroya, sinemaya götür anneciğim. Belli mi olur bakarsın sen ve ben belki de toplumun melekelere bakış açısını değiştiririz ha ne dersin anneciğim. Hadi kalk anneciğim denize gidelim bana yüzmeyi öğret, hep evde oturmaktan sıkıldım artık sadece okula giderken dışarı çıkıyorum. Tamam, sana söz veriyorum akşam döndüğümüzde bütün ödevlerimi yapacağım anneciğim. Sana verilen görevin çok zor olduğunu biliyorum ama unutma yalnız değiliz çok yavaşta olsa ben öğreniyorum, gelişiyorum, büyüyorum yakında duygularımı sana sesli olarak söyleyeceğim, şimdi güçlü olma zamanı anneciğim. Etrafımızdaki diğer melekleri düşün anneciğim. Ne demişti melekler "senin annen var korkma o seni korur ve sana her şeyi öğretir, Tanrı senin için en iyisini seçti", sen varken anneciğim hiç korkmuyorum biliyor musun çünkü Tanrı seni seçti anneciğim. Babama ve diğer akrabalarımıza bizi yalnız bıraktıklarını düşündüğün için kızma sakın çünkü onlar senin kadar güçlü değiller anneciğim bak göreceksin biz ilerleme kaydettikçe onlarda şaşıracaktır ve bize katılacaklardır. Sen ve ben çok özeliz. Şimdiye kadar birbirimize öğrettiklerimizi bir düşünsene ne kadar da çok şey öğrendik, yaşadığımız toplumda bile daha önce farkında olmadığımız şeylerin farkına vardık ve anneciğim biz kazanacağız.

Bir gün kendi başıma okula gidebileceğim, koşup oynayabileceğim, bağıra bağıra şarkı söyleyebileceğim, yaramazlıklar yapıp şımaracağım, hatta sen balkondan hadi meleğim geç oldu eve gel artık diye arkamdan sesleneceksin anneciğim, bende sana "ama anne biraz daha oynamak istiyorum" diyebileceğim. Bütün bunları seçilmiş olan senin sayende yapacağım çünkü sen çok özel biri olmasaydın Tanrı seni seçmezdi anneciğim.

Her ne yaparsan yap beni toplumdan uzak tutma anneciğim, başta da söylediğim gibi insanların bakışlarına aldırış etme ve beni gittiğin her yere götür çünkü seninle her şey çok daha güzel anneciğim.

Seni çok seven meleğin kocaman öpüyor ANNECİĞİM...
SHU Adayı Cesur Ceylan

Cesur Ceylan kimdir?

1980 Erzurum doğumluyum. İlköğretim 7. sınafa kadar Erzurum'da devamı ve liseyi Samsun'da tamamladım. 1997 de liseden mezun olup ilk kez 1999 da ÖSS ye girdim. Bu süreçte bir çok farklı iş kolunda çalıştım. 2006 Haziran itibariyle mezun olduğum Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksekokulu'na 2001 de girdim. Üniversite süresince müfradatımızda 1 yıl ingilizce hazırlık programının yanı sıra 4 yıl boyunca eğitim dili ingilizce olan dersler (%30) verilmiştir. Yine bu süreçte çeşitli saha çalışması ve araştırmalara katıldım. Uygulama ve çalışmalarımın çoğu yoksulluk ve sokak çocukları konusu üzerine olasa da blok uygulamamı Samsun Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde (1 Mart 30 Mayıs 2006) tamamladım. Keçiören Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfında 3 yıl boyunca sosyal inceleme görevlisi olarak çalışmamın yanı sıra SHÇEK ve Özürlüler İdaresi Başkanlığın'da saha çalışmalarına katıldım. Mezun olduktan sonra 6 ay süreyle İstanbul Sosyal Hizmetler
İl Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren Ayvansaray Çocuk ve Gençlik merkezinde çalıştım. 2007 şubat itibariyle Samsun Aile Mahkemesinde görev yapmaktayım.

Cesur CEYLAN (Sosyal Hizmet Uzmanı)
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



Bu Sayfayı Paylaş
Facebook! Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
Yorumlar (3)add comment

yasemin çelik said:

0
...
beni ağlatmayı başardın çok güzel ifade etmişşsin tebrikler anne yasemin
 
Nisan 14, 2010
Oy sayısı: +2

Ayla said:

Nisan 16, 2010 | url
Oy sayısı: +0

Engelli said:

0
...
Gerçekten insanın yüreğine selenen kelimeler kullanmışsınız. Dilerim hayatta herşey istediğiniz gibi olur.
 
Kasım 27, 2010 | url
Oy sayısı: +0

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy

Üye Giriş